35 YAŞ ÜSTÜ


7/11/2009 · Kategori: yasam


Bu gruba girenlere bir renk vermek gerekseydi, ben lila ya da mor derdim. Hayat sizde demini almıştır ve çok keyiflenmiştir birlikte paylaşmak.
Kadının en güzel zamanı bence 35 ile 50 yaş arasındadır. Şöyle kadın kadın durmayı öğrenmişsindir. Acemice savrulan yüreklerden, gereksiz sevişmelerden, telaşlı, heyecan dolu koşuşturmalardan ve yaşam çıraklığından, kalfalığa, kiminde de ustalığa adım attığın dönemdir. Lezzetinden yenmez yani! Elbette, öncesinde yaşadıkların, tecrübelerin, kendine neler biriktirdiğin, elinde tuttuğun değerlerin, yüreğinin büyüklüğü önemlidir.
Bomboş geçmiş yıllarla, okumadan, incelemeden, düşünmeden, ders almadan, üretmeden bulmuşsan 35’i, fark etmez, ister 55 ol, ister 70, aynı yerde kalacaksın demektir. Cebinde neler saklı ona bakacaksın?
Biraz genelleyecek olursam, yüreğin hiç kavrulup yanmadıysa, şöyle güzel bir rendeden geçirmediyse yaşadıkların seni, hiç burnun sızlamadıysa ve hatta hala öğrenmemişsen burun nasıl sızlar, uğrunda can verecek bir dostun olmamışsa, kalbinin üstünde en az bir çizik yoksa kabuk bağlayan, seramik misali şeklini almış ama fırınlanmamışsan; boşuna devirmişsin demektir koca 35 yılı.
Bu çizgiyi geçerken nelere sahip olmuşsun, bakacaksın! Ekmeğini paylaştın mı sevdiklerinle en yok olan zamanlarda, hıçkırarak ağlamış mısın dostun omzunda, ailen daha değerlenmiş mi gençliğine nazaran gözünde, nasıl olduğu önemli değil ama bir duruş sergilemiş misin hayata karşı?
35 yaşına gelmek önemlidir. Köşelenmiş olmalısın artık, bedenini tanımış, hayata en az bir kere kızmış olmalısın. Cebinde paran gibi durmalı derslerin, hatalarını sevmiş ama geçmişte yaşamanın anlamsızlığını da anlamış olmalısın.
Kadınlığını hissetmelisin 35’i devirdiysen. Vücudunu tanımış, ilişkileri az çok çözmüş olmalısın. Kadın ve erkek arasında sürecek sonsuz kavgayı ve aşkı kabul etmiş olmalısın. Yeniler daha zor kabul görüyor, eskilerin iyisi değerli kılınıyor olmalı. İlişkileri sorgulamaya başlamış, her duyduğun yalana kanmıyor olmalısın.
Farkında olmalısın hayatın. Yaşadığın anların gerçekten içinde durmalısın. Mutlaka bir konuda fikrin olmalı, bir dalın olmalı tutunduğun, bir hobi edinmiş olmalısın. İki kitap okumuş, ölmeden yapacaklarına dair birkaç hedef belirlemiş, amaçları olan ve uğrunda çaba sarf eden biri olmalısın. Ne olduğu önemli değil, belki güzel yetiştirilmiş bir evlat, belki bir roman bırakmak istemelisin geride. Sadece balkonda renkli çiçekler ekmiş olsan, yanına kardır. Önemli olan o çiçeklere bakacak sabrı ve sevgiyi yüreğine öğretmiş olmandır.
35 yaşını geçtiysen, hayata biraz dur demeyi öğrenmişsindir. Zamanın peşinden koşarak değil, yanında yürüyerek yaşıyorsundur. Daha olgun ama cesur, kalbinin sesini duyan ama mantığı ile harmanlayan, kendini keşfetmiş, vicdanı aptallıkla, özgüveni küstahlıkla karıştırmayan, tevazu nedir bilen ama kendini de ezdirmeyen bir insan olmalısın.
Yolun önemli bir kısmını yürümüş biri olarak, geleceğinle ilgili biraz endişen ve çaban oluşmuştur. Emeklilik, hayat planları, sigortalar artık düşünülecek konular arasına girmiştir.
35 yaşını geçtiysen, önce kendini tartmış, tanımış olmalısın. Hedeflerin, hayallerin için gideceğin bir yol, düştüğünde kalkacak gücün, her gecenin aydınlanacağını bilen bir ruhun olmalı. Arada çocuklaşma ve saçmalama haklarını da saklı tutarak, büyümüş olmalısın.
35 yaşını bitirdiysen önce insan, sonra kadın ve birey olmayı, hayattan her şartta bir tat almayı ve kalbini doğru kullanmayı öğrenmiş olmalısın. Bu anlattıklarım sende eksikse, çok geç değil, üzülme, ama hemen harekete geç. Yok canım, bunlar önemli değil diyorsan, bildiğin yolda yürümeye devam et, zaten sen hepsine geç kalmış olmalısın……
alıntı
35 yaş üstü arkadaşlarıma sevgilerimle....
 

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : deneme, kadın, edebiyat, yaşam, aşk, sevgi,

EVİHAN ÇUKURCUMA...


10/7/2009 · Kategori: yasam



SEVGİLİ ARKADAŞLAR
BUGÜN BLOĞUMDA NE BİR ŞİİRE NE DE BİR HİKAYEYE YER VERMEK İSTİYORUM.
SADECE SİZLERE TANITMAK İSTEDİĞİM BİR ARKADAŞIM VAR.SEVGİLİ KRİSTİN. ÇUKURCUMA'DA  KENDİ ATÖLYESİNDE CAMLA GÜMÜŞÜ BULUŞTURARAK İNANILMAZ KEYİFLİ ÜRÜNLER YAPIYOR.ÖZELLİKLE MELEK ÇALIŞMALI KOLYELERİ  BENCE CAM TASARIMI YAPAN BUNCA KİŞİ İÇİNDE ONU ÇOK DAHA ÖZEL KILIYOR.İLERİDE ONU DAHA İYİ YERLERDE GÖRMEK UMUDUYLA............
FARKLI ÜRÜNLERLE TANIŞMAK VE DE ONLARA SAHİP OLMAK İSTERSENİZ AŞAĞIDAKİ ADRESLERİ ZİYARET ETMENİZ YETER.
SEVGİLER.

www.evihan.com
www.evihan.etsy.com.

Yorum (2) Yorum yaz! Etiketler : moda, tasarım, gümüş, takı, hobi

HAYATI TERSİNE YAŞAMAK


20/5/2009 · Kategori: yasam




Hayat tersine yaşanmalıydı bence..
Önce ölümü savuşturmalıydık başımızdan.
Yirmi yılımızı huzurevinde geçirip,
Çok gençleştiğimiz için atılmalıydık.
Altın bir saatimiz olduktan sonra işe başlamalıydık
Kırk yıl çalışmalıydık, ta ki emekliliğin tadını
çıkarabilecek denli gençleştiğimiz güne kadar.
Üniversiteye gitmeliydik sonra, liseye hazır hale
gelinceye dek PARTİ yapmalıydık.
İyice ufalmalıydık, oyun oynayıp sorumlulukları unutmalıydık...
Küçük bir kız ya da erkek bebek olunca annemize
dönmeli, son dokuz ayımızı yüzerek geçirmeli,
ve.. sevgi dolu bir bakışta son bulmalıydık.

Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : deneme, öykü, felsefe, yaşam, kadın

EMİNMİSİNİZ?


20/5/2009 · Kategori: yasam



Yağmurun birgün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen
hayat ırmağının birgün kurumayacağından, sizi alıp
diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden.
Emin misin ?

"Ben olmazsam olmaz" dediğiniz işlerin asla sizsiz
yapılamayacağından
Emin misiniz ?

Size uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğinizi
verdiklerinizinbirgün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden.
Emin misin ?

Size hep açık duran kapıların birgün
kapanmayacağından ve şaşırıp kalmayacağınınızdan.
Emin misiniz ?

Güzel bir hayat yaşadığınızdan,
yapabileceğiniz herşeyi yaptığınızdan.
Emin misiniz?

Bütün bunlar için bir kere daha fırsatınız olacağından.
Sahiden emin misiniz ?

Yorum (1) Yorum yaz! Etiketler : deneme, felsefe, kadın, yaşam

TANRIM BENİ YAVAŞLAT..


20/5/2009 · Kategori: yasam



Tanrım beni yavaşlat, aklımı sakinleştirerek kalbimi
dinlendir.
Zamanın sonsuzluğunu göstererek bu telaşlı hızımı
dengele.
Günün karmaşası içinde bana sonsuza kadar yaşayacak
tepelerin sükunetini ver.
Sinirlerim ve kaslarımdaki gerginliği, belleğimde
yasayan akarsuların melodisiyle yıka, götür.
Uykunun o büyüleyici ve iyileştirici gücünü duymama
yardımcı ol.
Anlık zevkleri yaşayabilme sanatını öğret; bir
çiçeğe bakmak için yavaşlamayı, güzel bir köpek yada
kediyi okşamak için durmayı, güzel bir kitaptan birkaç
satır okumayı, balık avlayabilmeyi, hülyalara
dalabilmeyi öğret.
Her gün bana kaplumbağa ve tavşanın masalını hatırlat.
Hatırlat ki, yarışı her zaman hızlı koşanın
bitirmediğini, yaşamda hızı arttırmaktan çok daha
önemli şeyler olduğunu bileyim.
Heybetli meşe ağacının dallarından yukarıya doğru
bakmamı sağla. Bakip göreyim ki, onun
böyle güçlü ve büyük olması yavaş ve iyi büyümesine
bağlıdır.
Beni yavaşlat Tanrım ve köklerimi yaşam toprağının
kalıcı değerlerine doğru göndermeme yardım et.
Yardım et ki, kaderimin yıldızlarına doğru daha olgun
ve daha sağlıklı olarak yükseleyim.
Ve hepsinden önemlisi Tanrım, bana degiştirebileceğim
şeyleri değiştirmek için CESARET, değiştiremeyecegim
şeyleri kabul etmek için SABIR, ikisi arasındaki farkı
bilmek için AKIL ver.



Bu yazı milattan 2000 yıl önce HiTiTLERE ait
kalıntılar içerisinde bulunan bir yazıttan alınmıştır.

Yorum (yok) Yorum yaz! Etiketler : yaşam, yazıt, hitit, arkeoloji

« Önceki ::

Myspace Backgrounds